Yiyecekler Gittikçe Zayıflıyor : Sebze ve Meyve

Yediğiniz et, meyve ve sebzeler zannettiğiniz kadar sağlıklı olmayabilir…

Derleyen: Taygun Engel & Fotoğraflar: Bill Diodato

Beslenme tarzınızın mükemmel olduğunu düşünüyorsunuz. Sadece taze ve sağlıklı besinler ve bolca sebze tüketiyor, her gün yeterince kalori ve tam da gereken miktarda makro besinlerden alıyorsunuz. Ama hala kas yapıp istediğiniz şekle girmeyi bir türlü başaramıyorsunuz. Peki, neden? Cevap: Beslenme. Asıl neden bugünkü besinlerin büyük çoğunluğunun bir nesil öncekilerin tükettikleri kadar besleyici olmamalarıdır ve beslenmedeki bu eksikliğin bedelini de sizin fiziğiniz ve sağlığınız ödemektedir. M&F bu sorunu ve bununla nasıl mücadele edilmesi gerektiğini sizler için inceledi.
MEYVE-SEBZE

PROBLEM
2004 yılında, Journal of the American College of Nutrition, 1950’de yetişen 43 meyve-sebze ve onların bugün modern tarım teknikleriyle yetişen benzerleri arasındaki beslenme değeri farklarını analiz eden Austin’deki Teksas Üniversitesi’nde yapılmış olan bir araştırmaya dair bilgileri yayınladı. 1950 yılına ait örneklerin beslenme değerlerinin bugünkülerden çok daha yüksek olduğu görüldü.

2004 yılına ait örneklerin hemen her birinde yüzde 16 daha az kalsiyum tespit edildi. Demir oranı yüzde 15, fosfor oranı yüzde 9 azalırken riboflavin ve C vitamininde düşüş sırasıyla, yüzde 38 ve yüzde 15 olarak belirlendi. Suni gübrelerin kullanılmasının olumsuz etkileri olsa da mineral ve vitaminlerdeki bu azalmanın asıl nedeninin ürün türünün seçiminden kaynakladığı anlaşılmaktadır. Brokoli buna mükemmel bir örnektir.

Bugün ABD’de üretilen brokolinin yarıdan fazlası tek bir türe aittir. Marathon adı verilen brokolinin bu türü verimliliği, yoğunluğu ve hastalıklara direnciyle bilinir ve bu nedenle de çiftçi ve tüketicilerin gözdesi olmuş bir üründür. Brokoli her ne kadar süt ürünlerine alternatif olarak kalsiyum ve magnezyum yönünden zengin bir kaynak olarak bilinse de, ne yazık ki Marathon türünde mineral yoğunluğu daha düşüktür (turpgillerden olan bu sebzenin 1950 versiyonunda modern türüne kıyasla yüzde 170 daha fazla kalsiyum ve yüzde 130 daha fazla A vitamini bulunmaktadır).

sebze

ÇÖZÜM

Dr. Ray Glahn, ABD Tarım Bakanlığı’nda beslenme psikolojisi üzerine çalışan bir araştırmacıdır ve bu kurum henüz durumun tehlikeli olmadığını düşünmektedir. “ABD, dünya üzerindeki en iyi ve güvenli besin kaynaklarına sahip olan ülkelerden biridir,” diyor. Glahn, besin yoğunluğunun çiftlikten çiftliğe ve üründen ürüne büyük değişiklik gösterdiğini söylüyor. Hava bile önemli bir etken ve herhangi iki örneği kıyaslamayı zor hale getiriyor (Teksas Üniversitesi’ndeki araştırmacılar da aynı görüşte). Fakat atılacak birkaç basit adımla brüksel lahananızı daha besleyici hale getirmek o kadar da zor değil.

ÇEŞİTLİLİK YARATIN:
Eğer beslenme düzeninizde çok çeşitli gıdalar olursa tüketeceğiniz vitamin ve mineraller de çok farklı kaynaklardan gelir ve siz de günümüz havuçlarının betakaroten yönünden zayıf olmasından etkilenmezsiniz.

YEREL, TAZE ÜRÜNLERİ TÜKETİN:
“Mineraller bir yere gitmez ama sebze ve meyvenin korunma şekline bağlı olarak vitamin kaybı büyük ölçülerde olabilir,” diyor Glahn. Bir domates ne kadar az yolculuk ederse vitamin yönünden de o kadar zengin olur.

ORGANİK ÜRÜNLERİ SEÇİN:
Journal of Alternative and Complementary Medicine’da yayınlanan bir araştırmaya göre, organik ürünlerde sıradan ürünlere kıyasla daha fazla C vitamini, demir, magnezyum ve fosfor bulunurken ağır metallere de daha az rastlanmaktadır. Journal of Agriculture and Food Chemistry’de yayınlanan diğer bir araştırmaya göre de organik çilek ve mısırda sıradan türlerine kıyasla daha fazla doğal antioksidan bulunduğu tespit edilmiştir.

DİKKATLİ PİŞİRİN:
Sebzelerin besin değerlerini azaltmayan pişirme tekniklerini tercih edin. “Sebze önce kaynatılıp kaynatma suyu da dökülürse hem vitamin hem de mineraller kaybedilmiş olur,” diyor Glahn. Journal of the Science of Food and Agriculture’da yayınlanan bir araştırmaya göre, buharda pişmiş brokolide kanserle savaşan flavonoidlerde hemen hiçbir azalma olmadığı görülmüştür. Fakat mikrodalgada pişirilen brokoli, flavonoidlerinin yüzde 97’sini ve kaynatılan brokoli de yüzde 66’sını kaybetmektedir.

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

Oturum Aç

Kayıt Ol

Şifremi sıfırla