Vücudumuzdaki Yağlar Hakkında Her Gün Duyduğunuz 10 Gerçek Olmayan Bilgi

Herkesin vücutta depoladığımız yağlar hakkında farklı düşünceleri var. Genel geçer kabul edilen bilgiler, derinine inildiğinde gösteriyor ki yanlış yönlendirmeler söz konusu olabilir.

Buna güzel bir örnek, “kasların yağlardan daha çok kalori harcadığı” gerçeğidir. Bu doğru da olsa baktığımız zaman iskelet sistemimiz de çok daha fazla kalori yakar. Dinlenir halde tükettiğimiz kalori ile efor ile tükettiğimiz kalori farklı mekanizmalardır.

Bunun gibi o kadar fazla yanlış bilinen bilgi var ki… Biz de bu efsaneleri sona erdirmek için aralarından en iyilerini seçerek sizler için derledik.

1. “Bütün Yağlar Aynıdır” Yalanı

 

Kalorilerin fazlası ilerde meydana gelebilecek fazladan enerji ihtiyacı için depolanır. Ancak depolanan yağlar arttıkça, insülin direnci ve kalp hastalıkları gibi konularda sorunlar yaşayabiliriz.

Vücutta da genellikle sadece beyaz/sarı yağlar olduğu düşünülür. Kimse kahverengi yağlardan söz etmez. Soğukta bulununca aktive olan kahverengi yağlar, sağlıklı bir insanda yeterince bulunduğunda ekstradan 250 kalori yakmayı sağlayabilir.

2. Selülitin Kaynağı Toksinlerdir

Genellikle kalça ve bacaklar etrafındaki hafif buruşmuş deri kısımları olan selülitler aslında sanıldığı kadar zararlı değildir. Toksinler veya sağlıksız maddeler sebebiyle de oluşmazlar. Sebebi sadece yağ fazlasıdır ve kafein tedavisi gibi yollardan ziyade kilo vermeyle ortadan kaldırılabilirler.

Her tür fizikte selülit meydana gelmesi mümkündür. Kadınlarda daha fazla bulunmasının sebebi ise düşen östrojen seviyelerinin selüliti meydana getirmesinden kaynaklıdır. Genetik yatkınlık da bir o kadar önemlidir.

Yanlış beslenme alışkanlıkları ve hareketsizlik gibi modern çağ alışkanlıkları da selülite sebep olabilir.

3. Çok Az Kalori Alarak Bir Anda Kilo Verebiliriz

Bir anda kalorileri azaltmak, kısa yoldan hızlıca kilo vermeyi sağlayabilir. Ancak bunun uzun vadede sağlıklı olup olmadığı, sürdürülebilirliği konusunda saatlerce tartışılabilir. Vücudu yağ oranı yüksek ve fazla kilolu halinde az kalori tüketmeye alıştırırsak, kilo vermek için aç kalmaya kadar gitmemiz gerekebilir.

Açlık hissini mümkün mertebe az hissederek diyet yapmak, hem sürdürülebilirlik hem de sağlık açısından önemlidir. Hızlıca kalori kısıtıyla yapılan diyetler bu iki kriteri de alt üst edebilir. Ayrıca bir anda kaloriler kısıldığında, hızlıca kas kaybı da yaşanır. Uzun vadede anemi, halsizlik, düşük kan şekeri, şiddetli baş ağrıları, hatta böbrek problemleri ile karşılaşılabilir.

Dolayısıyla aniden kalorileri azaltmak yerine mümkün olan en fazla kaloriyi tüketerek yavaşça kilo vermek en sağlıklı seçenek olacaktır. Bu tip beslenmeyle kilo verme aşaması uzun sürecek olmasına rağmen, bu tip bir diyet metabolizmaya asla zarar vermez.

4. Çok Düşük Yağ Oranına İnmek İmkansızdır

Vücutta depoladığımız yağ vücut ısısını dengeler, iç organları korur, enerji ihtiyacı durumunda ise yakılırlar. Yani aslında yağlar vücudun hayatta kalabilmesi için ihtiyacı olan basit fonksiyonları yerine getirebilmesini sağlar.

İdeal yağ oranı ise kişiden kişiye değişir. İdeal bir yağ oranı yerine, ideal yağ oranı aralığından sıkça bahsedilmesi de bu yüzdendir. Yaş, kemik yapısı, cinsiyet, genetik gibi faktörlere bağlı olarak değişebilen ideal yağ oranı hepimizde farklıdır.

Tabii ki çok yağlı olmak asla ideal değildir. Ancak vücudun sağlıklılığı için de belli miktarda yağa ihtiyaç duyması söz konusudur. Sağlıklı yağ oranı bir erkek için %10-%22 aralığında iken kadınlar için ise %16-%28 aralığındadır. Kadınlar %14 erkekler ise %8 yağ oranının altına indiğinde ise sağlık riskleri meydana gelecektir.

5. Yağ Yakmanın Tek Yolu Kardiyodur

Herkesin favori yağ yakma yöntemi olan kardiyo, iyi bir yöntem olsa da tek yöntem değildir.

Kalp sağlığı, ciğer kapasitesi ve sağlıklı ve fit olma için iyi bir seçenek olan kardiyoyu yağ yakımı için tek adres olarak göstermek yanlıştır.

Ağırlık antrenmanı yapmak, sanıldandan çok daha fazla kalori harcanan bir aktivite olarak bir diğer seçenek olarak önerilmelidir. Ağırlık kaldırarak kas kütlenizi arttırırken yağ da yakabilirsiniz. Özellikle daha önce hiç antrenman yapmamış kişilerde ağırlık antrenmanı yapmak, kas kütlesi artışı ve yağ kütlesi azalışı ile sonuçlanır.

6. Bölgesel Yağ Yakımı Mümkündür

Bölgesel kas kütlesi artışı hedeflenebiliyor olsa da, yağ yakımı için bu doğru değildir. Vücutta yağ yakımı her bölgeden eşit düzeyde, “sistemik” şekilde gerçekleşir. Elbette genetik olarak yağ depolamaya eğilimli olduğunuz bölgeler olacaktır. Ancak tek bir bölgeden yağ yakmak, yalnızca liposuction gibi yöntemlerle mümkündür.

7. Yaşlandıkça Yağlanmak Kaçınılmazdır

İdeal yağ oranından bahsederken yaşın da önemli bir faktör olduğunu vurgulamıştık. Genellikle 40 civarı yaşlarda metabolizma gerçekten yavaşlar ve vücut yağ depolama eğilimine sahip olur. Ancak bunun gerçekleşmemesi de mümkün. Yani yaşlandıkça yağlanmak kaçınılmaz değildir.

Spor yaparak, bolca hareket ederek ve iyi beslenerek hem metabolizmayı hızlı tutmak hem de vücudu fit tutmak mümkündür. Düzenli olarak kardiyo, ağırlık antrenmanı yapan ve kalori sayarak beslenen bir kişinin yaşlanınca yağlanması oldukça zordur.

Sosyal medyada rastladığınız mükemmel fizikli ve yaşlı modellerin hepsi photoshop eseri değiller…

8. Yağ Hücreleri Yalnızca Yağ Depolarlar

Yağın enerji ihtiyacı sebebiyle depoladığına defalarca değindik. Ancak yağ hücrelerinin bir diğer özelliğinin leptin gibi açlığı hormonları üretmek, adinoseptin gibi glikozu ve yağ yakımını yöneten hormonları üretmek olduğunu biliyor muydunuz?

Yumurta ve tavuk ikilemi maalesef burada da devreye giriyor. Yağ yakmayı amaçlarken, yağların açlık hissine olan sebebiyle kendinizi daha aç hissedebilirsiniz. İnsülin direncimiz de buna bağlı olarak artabilir.

9. Yağı Kasa, Kası da Yağa Dönüştürebiliriz

Belki de en sık duyulan yanlışlardan biri bu söylemdir… Bilimsel olarak yağın kasa, kasın da yağa dönüşmesi mümkün değilken herkes bunu amaçlıyor. Yağ ve kas iki farklı yapıda dokudurlar ve birbirlerine dönüşemezler.

Kas miktarını arttırıp yağ yakarak kasların görünürlüğünü belirginleştirmek başka bir şeydir, yağın kasa veya kasın yağa dönüşmesi başka bir şeydir. İki farklı söylemi karıştırmamak gerekir.

10. Yağ Tüketirsek Yağlanırız

Bu yanlış bilinen bilgi sebebiyle, diyetinde yağa zerre vermeyerek testosteron seviyelerini sıfırlayan bir çok vücut geliştirici var… Yağlar da en az karbonhidratlar ve proteinler kadar önemlidirler. Belli miktar yağ tüketmek, sağlığınız için oldukça önemlidir.

Yağlanmamız, fazladan aldığımız kaloriler sebebiyle gerçekleşir. Protein de karbonhidrat da yağlanmamıza sebep olabilir. Kalori saymak da bu nedenle çoğu kişi tarafından tavsiye edilmektedir.

Yağlar, özellikle disiplinli bir şekilde spor yapan kişiler için önemlidir. Çünkü birim yağ, birim protein ve birim karbonhidrata kıyasla çok daha fazla kalorilidir. Enerji ihtiyacı durumunda da yağlar epey işe yarayacaktır.

Spor yapmanıza rağmen vücudunuzdaki fazlalıklardan bir türlü kurtulamayanlardansanız eğer, ihtiyacınız olan şeyleri Supplementler Uzman kadrosu açıklıyor: Karnitin!

Tüm fazlalıklarınızdan en kısa sürede kurtulmanız dileğiyle!

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

Oturum Aç

Kayıt Ol

Şifremi sıfırla