Korkmayın İştahınız Artabilir! Kilo Verirken Beyninize ve Bedeninize Neler Oluyor?

Birazdan söyleyeceklerimiz sizi rahatsız edebilir ama kilo verdikçe iştahınız artmaya devam edecek…

Bunun bilimsel açıklamasını yapabilmek için, Kent State Üniversitesi Psikoloji Departmanı’ndan Profesör John Gunstad kilo verme sırasında beynimiz ve bedenimizde olan değişiklikleri araştırmış.

İşin özü kilo vermek ve yağ yakmak için oluşturduğunuz beslenme düzeninin doğrudan leptin hormonu üzerindeki etkisinden geçiyormuş.

Kilo verirken iştahınız neden artıyor birlikte okuyalım:

Diyete başladığınız ilk hafta kilo vermeyi kolay bulabilirsiniz. Yalnız zaman geçip yeni beslenme düzeninize vücudunuz alıştıkça durum değişir. Kilo vermek diyetin ileri zamanlarında zorlaşmaya başlar.

İşin daha kötü tarafı ise yağ yakmak beraberinde iştahı da getirir. Yani sizin aç hissetmeniz ve iştahınız yağ yakımınız arttıkça artacaktır. Üstelik yağ kaybı fazla olduğundan beyin yağ oranı yüksek besinleri -pizza, hamburger vb.- daha çok istemenize sebep olur. Peki bu bilimsel olarak nasıl gerçekleşiyor?

Leptin hormonu, özellikle yemeklerden sonra yağ hücreleriniz tarafından salgılanır. Bu hormon oranının yükselmesi ve kana karışması ile beyninize doyduğunuza ve yemek yemeyi kesmenize dair bir mesaj gider. Siz beslenme planınızı değiştirdikten ve kilo vermeye başladıktan bir süre sonra vücudunuzda yağ oranınız düştükçe leptin hormonu salgılanması da düşecektir. Bu yüzden beyniniz normalde alışmış olduğu doyma sürecini fark edemeyecek ve açlık hissiniz/iştahınız artacaktır.

Tekrar edelim: az yağ hücresi = az leptin hormonu.

Araştırmalar sonucu, kilolarının %10’unu kaybeden obezite hastalarının zamanla daha az leptin üretmesinin beyinde yemek yeme isteğinin oluşmasını kontrol eden bölgedeki aktivitelerin çoğalmasına sebep olduğunu göstermiştir. Buna ek olarak yağlı yiyeceklerin istenmesine sebep olan beyin fonksiyonları da görülüyor.

Aslında siz diyet yaparken ölecek gibi açlık hissetmiyorsunuz ya da aç kalmıyorsunuz, sadece vücudunuz alışık olduğu durumun dışına çıkınca panikliyor ve direnç gösteriyor.

Leptin hormonunun eksikliği vücudunuzda böyle bir beyin çalışmasını aktif kılarken, kilo vermek ve yağ yakmak birçok açıdan sağlığınız için oldukça önem taşıyor.

Kilo vermek; kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, kolesterol ve tip 2 diyabet gibi önemli rahatsızlıkların önüne geçmek için bir yöntem. Ancak kilo vermenin faydaları arasında sadece bunlar bulunmuyor. Dizlerinizde ve bacaklarınızda oluşabilecek eklem ve kas ağrılarını da engelleyebilecek bir güç kilo vermek.

Kilolu insanların verdikleri 1 kilogramın dizde 4 kilograma eşit basınç azalttığı görülüyor.

Kilo vermek ayrıca damarlardaki basıncı azaltıp kan akışının normalleşmesine ve beyin fonksiyonlarının daha sağlıklı çalışmasına da yardımcı oluyor. Çalışmalar, zayıflamak için kilo veren insanların problem çözme, hafıza ve odaklanma yeteneklerinde 3 ay içerisinde artış yaşanmaya başlandığını gösteriyor.

İşin başka bir güzel yanı ise diyet yapmaya başladıktan sonraki açlık hissi ile boğuştuğunuz dönemi atlattıktan sonra geliyor. Kilo verip bu kiloyu 9 ay boyunca koruyan kişiler, yüksek kalorili yiyeceklere önceki hallerine göre daha farklı tepki gösteriyor ve istek duyuyorlar.

Yani siz o açlık hissinin üstesinden geldikten ve hedeflerinize ulaştıktan sonra koruma sürecinizi de yaptıktan sonra beslenme adına başka bir hayata adım atmış oluyorsunuz.

 

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

Oturum Aç

Kayıt Ol

Şifremi sıfırla