WWE’nin Rönesans Adamı John Cena’nın Başarısının Arkasındaki Sırrı Açıklıyoruz!

Başarılı birkaç filmde ufak roller, TV programı sunuculuğu ve Amazon Studios’un yakında çıkacak olan savaş gerilim filmi The Wall’da alacağı başrolün ardından, John Cena, Dwayne “The Rock” Johnson’dan sonra WWE’nin (ve şimdi de Hollywood’un) en havalı, en becerikli ve en çok para getiren oyuncusu olmuş durumda.

Related image

Dillere pelesenk olmuş “Beni göremezsin” sözüyle rakiplerine sataşmasına karşın, John Cena’yla ilgili diyebileceğimiz bir şey varsa o da bugün nereye baksanız onu görebileceğiniz gerçeği.

Cena uzun süredir WWE Network’ün gediklilerinden biri olarak, çok haklı sebeplerle son 15 yıldır da kanalın en büyük kozlarından biri haline geldi. Kıvrak zekâsı, mikrofonda döktürdüğü güzel konuşması ve tabii ki 205 kiloluk bir adamı sırtına savurarak mindere yapıştırmasıyla göstermiş olduğu gözdağı veren kuvvetiyle, Cena ringin yaşayan en büyük efsanelerinden birine dönüşmüş olan, hayranlarının hem kıskanıp hem sevdiği bir yıldız.

39 yaşını deviren Cena’nın spor kıyafetlerini ve ayakkabılarını dolaba kaldırmaya hiç niyeti yok gibi. Ancak başka yeteneklerini WWE dışında da göstermiyor değil. Geçen yıl ESPY’lerin, Saturday Night Live programının ve yarışma dizisi American Grit’in sunuculuğunda göstermiş olduğu performans ona bir sezon daha çalışmayı garantilemiş oldu. Bu projelerde yer alana kadar Cena, 2015’te Amy Schumer’in başrolünde oynadığı Trainwreck ile Tina Fey ve Amy Poehler’in oynadığı Kız Kardeşler komedilerinde aldığı ufak rollerle sinema merdivenini yavaş yavaş tırmanmıştı.

Ve Cena’yı televizyonda izlemeye devam edeceğiz gibi geliyor çünkü Irak’ta bir keskin nişancıyla yenişemeyen Amerikalı bir askeri oynadığı, Amazon Studios yapımı bir psikolojik gerilim filmi olan The Wall’ın tanıtım seyahatlerine çıktı bile. Wrestlemania ise Orlando, Florida’da 2 Nisan’da start alıyor.

Image result for john cena

 

M&F olarak Cena’yı memleketi Tampa’da ağırlık kaldırırken yakalayıp antrenman, hidrasyon ve keskin nişancılar üzerine sohbet ettik.

 

M&F: WWE yıldızı olmadan önce Venice, Kaliforniya’daki Gold’s Gym’de çalışıyordunuz. Orada neler yaptınız?

JOHN CENA: Her şeyi. Spor yapanlara su, antrenman öncesi içecekleri, takviye ve Gold’s Gym tişörtleri getiren biriydim. Gold’s Gym’in kaymakamıydım diyebilirdim. Orası, vücut geliştirme dünyasının en işlek tren istasyonu gibiydi. Ardından Gold’s halka açılınca işin rengiyle birlikte Gold’s Venice’in dinamiği de değişti. Hâlâ gerçekten eşsiz bir yer benim için ve Batı yakasına her seyahat ettiğimizde oraya uğramadan dönmem.

 

O zamanlar vücut geliştirme yarışmalarına katılıyordunuz. Bunu bir kariyer olarak seçmek aklınızdan hiç geçti mi?

Division III futbol oynadıktan sonra asla NFL ligine çıkamayacağını bilmek gibi bir şey. 183 cm boy 98-100 kg ağırlıkta gidip gelen doğal bir vücut geliştirici olarak yarışmalardan sonra profesyonel olmayacağımı bilmiyordum. Ben bunu vücudumu fit ve şekilli tutmak için yapıyordum.

Vücudumu formunda tutabilmek için hep bir sebep aradım. Önceleri bu futbol oynamaktı veya yarışmaya hazırlanmaktı. Ardından da WWE geldi.

 

15 yıldır WWE’nin “Asıl Yüzü” konumundasınız. İsteyip de birlikte çalışma fırsatı bulamadığınız başka bir WWE yıldızı var mı?

Eski Yıldız – [Dev] Andre çünkü Andre bu işin çok uzun zamandır ölçütü olmuş bir adam. Ayrıca sadece ringde değil sahne arkasında da öyle. Endüstride dengin olan insanların saygısını kazanmanın hakiki, değerli bir tarafı var. Eğer birinin adını vereceksem de bu [Buz lakaplı] Steve Austin olur. Meydana her çıktığında, “Kardeşim, bir tane daha yapacaksın” demeye çalışıyorum.

 

WWE’nin gelecekteki yüzü kim olacak?

Güzel ve enteresan bir soru. Endüstri [tekrar] değişmiş durumda. 90’larda WWE Attitude Era’ya (Tavır Çağı) döndüğünde değiştiğini görmüştüm. 2000’lerde ise WWE Ruthless Agression Era’ya (Acımasız Saldırganlık Çağı) döndüğünde de yine değiştiğine şahit oldum. Şimdi de değiştiğini görebiliyorum. Bence marka yüzleri bundan sonra tek bir insandansa birden çok yıldıza odaklanacak çünkü artık 205 Live, NXT ve Smackdown ile birlikte bir sürü markamız var.

 

Peki, bu değişim WWE hayranlarının aradığı şey mi?

Hepsinin sevdiği birini bulmak imkânsız bir şey çünkü birisinin ünü kötüye gitmeye başladığı zaman insanlar o kişiyi sevmemeye başlıyorlar. Popüler olmaya çalışan herkes popüler olacak diye bir şey yok. İlginç bir tezat bu, evet, ancak izleyici böyle bir şeye izin vermiyor.

 

2004 yılında M&F’e kapak olduğunuzdan beri antrenmanınız nasıl değişti?

2005 yılında antrenmanım daha çok estetik odaklıydı. Hem daha genç hem de daha cesurdum. Spor salonuna gidip yoğun bir antrenman çıkardıktan sonra hepsini yinelerdim. Güvenlik önlemleri, antrenman öncesi ve sonrası hareket kabiliyeti ve toparlanma konularına pek kafa yormuyordum. Canım ne isterse onu yiyordum… Vay be! 13 yıl olmuş. Artık o kadar aceleci ve plansız davranmıyorum. 2006-2007 içerisinde daha çok spor performansı ve kuvvet odaklı antrenman yapmaya başladım. Yani artık estetiktense daha çok kuvvet ve performansa yoğunlaşıyorum.

 

İşinize pek yaramadığı veya sakatlanma riskine değmediği için elediğiniz hareketler oldu mu?

Sanırım biceps curl gibi bütün izole hareketler ve fiziksel tedavi hariç insanların nedense çok yoğunlaştığı küçük kas grupları. Artık kütle-hareket konsepti üzerine çalışıyorum.

 

Daha Olgun, Daha Akıllı ve Daha Güçlü

Image result for john cena

John Cena eskiden vücut geliştirici gibi çalışıyorken artık bir atlet gibi çalışıyor: birleşik hareketlere odaklanıyor ve sakatlanma riskini düşürürken gelişimini garantileyen set ve tekrar planlarını akıllıca hazırlıyor. Cena’nın antrenmanları arasındaki farklara göz atalım:

 

CENA’IN ESKİ USUL GÖĞÜS RUTİNİ

HAREKET SET TEKRAR
Incline Machine Press 5 20
Incline Barbell Press 5 20
Machine Flye 3 15
Cable Flye 3 15
Bench Press 3 10

 

CENA’NIN GÜNCELLENMİŞ ÜST VÜCUT RUTİNİ

HAREKET SET  TEKRAR
Bench Press 3 5
Incline DB 1 ¼ Press* 3 6
Lying DB Triceps Extension 3 8
Tek Kolla DB Row 4 5
Machine Row 3 8
Barbell Shrug 4 6, 6, 5, 5
Landime Twist 2 10

 

*Ağırlığı göğsünüzün üstüne alçaltın. Toplam mesafenin çeyreği kadar yukarı itin. Tekrar göğse indirin. Tam aralığı kaldırın. Bu, bir tekrardır.

 

Tapout, sıradan bir antrenman giysisi markasından tarz bir markaya evrildi. Değişimi ne zaman fark ettiniz?

Vücut geliştirmede henüz emeklerken alt vücudumu çok fazla çalıştırdığımı herkesten duyardım. Bunu yaparken de giydiğim şort ve ısınma eşofmanlarını titizlikle seçerdim çünkü yaptığım hareketlerin aralığını tam uygulayabilmek için bana uyup hareket kolaylığı sağlaması gerekiyordu. Üreticiler bu gerçeğin farkında değillerdi. Son zamanlara kadar, hem işlevsel hem de üstüme giydiğimde kendimi iyi hissedeceğim antrenman giysileri bulabilmek çok zor olmuştur. Yani giyim üzerine böyle konuşmak tuhaf gelse de aynı şeyi takım giydiğimde de hissediyorum. Size kip gelmeyen bir takım içinde bir gün geçirmek kadar kötüsü yok bence. O yüzden hem vücuda uyan hem de performansı engellemeyen giysiler üreten Tapout markasıyla çalıştığım için kendimi şanslı görüyorum.

 

WrestleMania 33 2 Nisan’da Orlando, Florida’da başlıyor. “Sahnelerin En Büyüğü” hazırlıkları nasıl geçiyor?

Çok meşgul oluyorum. WWE’nin en büyük etkinliği olduğundan tanıtım süreci de yoğun geçiyor. Tanıtım çalışmalarına katılıp dünyanın en büyük spor-eğlence etkinliğinin Orlando’ya geldiğini ve herkese ya canlı ya da WWE Network’ten izlemelerini duyurmamız gerekiyor. WrestleMania için söylenecek söz yok zaten. Tam bir kültürel fenomen ve her yıl gittikçe büyüyüp daha da güzelleşiyor. Bu yıl Orlando’da harika şeyler izleyeceğiz.

 

WWE, Tapout ve The Wall tanıtımları arasında zikzak çizerken beslenmenizi ve antrenmanlarınızı nasıl istikrarlı tutuyorsunuz?

Kendime yatırım yapıyorum. Ne kadar meşgul olursanız o işi yapmak için o kadar kamçılanıyorsunuz. Ortamda kendini yeni yeni yeşillenen girişimci olarak gören bir sürü adam var. Bir günde sadece 24 saat olduğunu ve bu saatlerin çabucak tükendiğini sakın unutmayın. Ürettiğiniz şeye yatırım yapmanız gerekiyor ve eğer etten kemikten bir markaysanız, kendinize yatırımı abartabilirsiniz.

 

Deli Gibi Çalış!

Image result for john cena lifting

Cena haftada dört kez powerlifting ve Olimpik kaldırışlar yaparken üst vücut ve alt vücut antrenmanlarını dönüşmeli olarak uyguluyor.

 

“Bir günde sadece 24 saat olduğunu ve bu saatlerin çabucak tükendiğini sakın unutmayın. Kendinize yatırım yapmak zorundasınız.” diyor.

 

Beslenme üzerine bir tavsiyeniz var mı?

Kötü seçimler yapmayın. Hepimiz bize neyin iyi gelip gelmediğini biliyoruz. Yeterince su içmeyi sakın unutmayın, bu kadar. Nokta. Hangi beslenme düzenini uyguladığınızın önemi yok; ister ketosis olsun isterse karbonhidrat ve protein ayrımlı beslenme olsun. Eğer bütün bunları ince ince düşünecek vaktiniz yoksa ki zaman tüketen bir şeydir o zaman doğru yiyecekleri seçin ve susuz kalmayın.

 

Yönetmen Doug Liman (Geçmişi Olmayan Adam) ve Aaron Taylor-Johnson ile çalışmak nasıl bir histi?

Doug Liman kesinlikle çok yetenekli bir yönetmen ancak aktörlerinden beklentileri çok yüksek.  Bu da benim hoşuma gidiyor çünkü patronum Vince McMahon da tıpkı öyle. Aaron Taylor-Johnson’la çalışmak da bir o kadar keyifliydi. O tam bir yıldız. Beni çok geliştirdi ve bu çok hoşuma gitmişti.

 

Savaşa Hazır!

Image result for john cena lifting

İster WWE turnesinde geziyor, ister Tapout tanıtımlarına katılıyor, isterse de bir filme hazırlanıyor olsun, Cena yıl boyunca formundan ödün vermiyor.

 

The Wall filmi, önceden oynadığınız The Marine (2006), 12 Tuzak (2009) ve The Reunion (2012) filmlerindeki Cena’dan koptuğunuzu gösteriyor. Başlıca farkları nelerdir?

Diğer filmler efektlerle yapılan, “Adam kızı kaybeder, sonra peşine düşer, işler ters gider” tarzında aksiyon filmleriydi. Kolaylardı. The Wall ise bir keskin nişancının adeta aklının içine giriyor. Çok fazla aksiyon yok; 90 dakika süren bir filmde iki adam görüyorsunuz ve tüm film boyunca oturduğunuz yerde sabit kalamıyorsunuz. Keskin nişancılığın psikolojisini ve karşıt psikolojisini irdeleyen bir gerilim filmi. Oturuyor, izliyor ve bekliyorsunuz. Keskin nişancının psikolojik unsuru, hangi hedeflerin vurulacağı, operasyonların sırası ve keskin nişancıyla babası arasındaki psikolojiyle alakalı. Senaryoyu 15 dakika okudum ki ben bir şeyi öyle hemen okuyup bitirmem. “Eğer bu filme hangi rolde olursa olsun beni düşünüyorsanız, lütfen beni arayın” dedim. Amazon Studios’dakiler filmde beni oynatacakları için çok mutlu oldular. Çok memnunum. Bence insanlar bu filmi izledikten sonra tüyleri diken diken olacak.

 

İlginizi çekebilecek diğer yazılar

Oturum Aç

Kayıt Ol

Şifremi sıfırla