Muscle & FitnessFıtnessEgzersiz Hakkında Bilmeniz Gereken 4 Gerçek

Egzersiz Hakkında Bilmeniz Gereken 4 Gerçek

Yazan İpek Şen Köktuna

Sağlıklı ve fit olma yolunda hevesle attığınız ilk adımda fitness mutlaka uğramanız gereken bir durak. Fakat fitness ile ilgili herkesin bir fikri var. Üstelik internet ve sosyal medya, bilir kişi yorumları yapmaktan çekinmeyen pek çok insanlar dolu. Bunca bilgi yığınının arasında neyin doğru neyin yanlış olduğunu kavrayabilmek ve doğru yolu izleyebilmek ise haliyle çok zor.

Fitness’a başladıktan ve kendi bedeninizi tanıyarak bir rutin oluşturduktan sonra, doğru egzersizin nasıl olacağını kendiniz de çözmeye başlayacaksınız ve belki de kendi fitness doğrularınızı bulacaksınız. Yine de söz konusu doğru egzersiz yapmak olduğunda değişmeyecek birkaç doğru vardır. Bunları bilerek yola çıkarsanız, başarısız olma ihtimalinizi de azaltırsınız.

Bölgesel zayıflama ya da bölgesel incelme diye bir şey asla asla asla yoktur! 

Bu ilk kabul etmeniz gereken gerçektir. Göbeğinizin veya basenlerinizin gitmesini, bacaklarınızın incelmesini istiyorsanız, yapmanız gereken tek şey kilo vermektir. Tek başına göbek eritme yöntemleri ile mucizevi bir şekilde göbeğinize elveda diyemezsiniz.

Her insanın yağ kütlesinin biriktiği yer farklıdır. Kiminin belden aşağısı kilo alır, kiminin yağı direk karnında toplanır. Kilo verme sürecinde ise önce ilk aldıkları yerlerden verirler. Dolayısıyla rahatsız oldukları bölgelerinin zayıflaması diğer yerlerden uzun sürer. Bu dönemde hep “Her yerimden memnum da şu göbeğim bir türlü gitmiyor.” diye de hayıflanılır Ve sanılır ki mekik çekerek o göbek eriyecek. Ya da internette göbek eritme hareketleri veya basen inceltme hareketleri aranır, onları yapınca da her şey hallolur sanılır.

Oysa ki durum bu şekilde işlemez. Asla bölgesel olarak yağ kaybetmeniz, zayıflamanız, incelmenız mümkün değildir. Herhangi bir incelme isteniyorsa kilo kaybı şarttır. Amaç ise bu kiloyu yağdan vermektir. Kas vücudunuza şekil verir, yağ ise bunun üzerini kaplar. Kilo verdiğinizde (yağ verdiğinizde) kalanın kas olmasını bekleriz. Eğer kilo kaybettiğinizde altta bir kas yok ise ya da çok hızlı bir şekilde kilo vererek kas da kaybettiyseniz, evet zayıflarsınız, fakat düz bir popo, sallanan kollar, kası gözükmeyen bir karın, ve oturunca yayılan bir bacak ile karşı karşıya kalırsınız.

Kısaca şekilli, çıkık olmasını istediğiniz yerleri kas ile doldurmalı, minimum diyet ve minimum kardiyo ile de yağdan kurtularak incelip, sıkılamalısınız. Yani kas ile içi boşalan deriyi doldurmazsanız sarkık bir görünümünüz olur. 45 kilo bile olsanız! Sıkılaşmak ve dolayısıyla incelmek sadece bu şekilde gerçekleşir.

Bir vücudun sıkı ve şekilli olması tamamen kas ile ilgilidir!

Kas yapabilmek içinse belli bir dirence karşı güç göstermeniz gerekir. Basit şekilde örneklemek gerekirse, tenis oynarken topun size doğru gelen gücüne karşı raket ile vuruşunuz, voleybolda topa vuruşunuz, basketbolda topu atışınız, yer çekimine karşı sıçrayışınız, ağırlık kaldırışınız, pilateste lastiklerin direncine uyguladığınız karşı güç, reformer da aletin direncine gösterdiğiniz karşı gücün hepsi bu duruma bir örnektir.

Tıpkı bu örneklerde olduğu gibi herhangi bir dirence karşı güç uygulayarak kas geliştirebilirsiniz. Kas geliştirmek deyince kadınların aklına malesef “erkek gibi olmak” geliyor. Sizi şu konu da temin etmek isterim ki doğal yollardan sıradan bir kadının erkek gibi aşırı kaslanması asla mümkün değildir. Victoria’s Secret mankeni gibi zayıf gözükmek isteseniz de zayıf değil ama sadece fit gözükmek isteseniz de ya da daha kıvrımlı ve belirgin kaslar isteseniz de sistem aynı şekilde işler. Karşı bir güçle çalışmak zorundasınızdır! Çünkü sıkı ve şekilli bir vücudun tek yolu kas oranınızı arttırmaktan geçer. Yani sadece kardiyo aletlerinin (koşu bandı, eliptik, bisiklet…) üzerine çıkarak asla istediğiniz vücuda sahip olamazsınız.

Tartıdaki rakamla asla takıntılı olmayın! 

Fit olduğunuz sürece tartıdaki rakamın hiçbir önemi yoktur. Çünkü şöyle ki kas, yağdan daha az yer kaplar. Dolayısıyla kas oranınız fazla ise, tartı üzerinde daha ağır olduğunuz birinden, görüntü olarak çok çok daha zayıf ve sıkı gözükürsünüz! Kasın dinlenme halinde bile sizin için fazladan kalori yakması da cabası!

Başka birinin vücudunu beğenip onun nasıl bir spor yaptığıyla asla ilgilenmeyin! 

Bir başkasının yaptıklarını yaparak onun vücuduna sahip olacağınızı düşünmek sizin için sadece hayal kırıklığı olur. Çünkü herkesin vücut yapısı farklıdır ve buna göre yapması gereken antrenman şekli de tamamen faklıdır. Buna en güzel örnek: Aynı dönemlerde film için hazırlanan Jessica Simpson ve Jessica Biel olur. Jessica Simpson, düz bir kalçaya sahip olduğu için, Daisy Duke rolüne hazırlanırken, çok ağır ağırlıklarla tamamen kalça odaklı bir antrenman sistemi uyguladı. Sonuç göz alıcıydı. Fakat aynı dönemde Blade: Trinity filmine hazırlanan Jessica Biel‘in antrenmanlarında, bacak ve kalçası için asla ağır ağırlıklar kullanılmadı. Çünkü zaten Jessica Biel’in kalça ve bacakları, kas yoğunluğu nedeniyle yeterince dolgundu. Bu sebeple, sadece plyo tarzı antrenmanlarla filme hazırlandı. Şimdi Jessica Biel, Jessica Simpson’a nasıl böyle gözüktüğünü ve bu görünüme nasıl ulaştıkları sorulsaydı ve karşılığında onun uyguladığı antrenmanı uygulasaydı, sonuç Jessica Simpson‘ın vücudu olur muydu? O yüzden lütfen bu maddeyi de özümseyin ve kendi bedeninizi tanıyarak onun ihtiyaçlarına uygun bir zayıflama egzersiz programı uygulayın.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı giriniz

BİZİ INSTAGRAM'DA TAKİP EDİN!