Muscle & FitnessCelebrityDünya Teakwondo Şampiyonu Milli Sporcumuz Zeliha Ağrıs ile Tanışın!

Dünya Teakwondo Şampiyonu Milli Sporcumuz Zeliha Ağrıs ile Tanışın!

Önce Avrupa Gençler Şampiyonası’nda bronz madalya, daha sonra Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanarak göğsümüzü kabartan Zeliha Ağrıs; aslında dünya şampiyonluğuna doğru adım adım ilerlediğinin sinyallerini veriyordu. 2017 yılında henüz 19 yaşındayken ilk kez katıldığı Dünya Teakwondo Şampiyonası’nda altın madalya kazanmayı başaran milli sporcumuz, bu başarısıyla bir kez daha ülkemiz adına gurur kaynağı oldu. Biz de onu daha yakından tanımak amacıyla antrenman düzeni, beslenme alışkanlıkları, hedefleri ve benzeri detaylar için bir söyleşi gerçekleştirdik. Gelin Zeliha Ağrıs’ı bir de kendi cümleleriyle tanıyalım!

Genelde çoğu sporcunun çocukluğu farklı dallardaki sporlarla iç içe geçmiş oluyor. Senin de böyle miydi yoksa tekvandoyla mı başladın spor hayatına?

Çocukluğumda takım sporlarına merakım oldukça fazlaydı. Hareketli bir yapıya sahiptim. Taekwondo sporuna başladığım zaman voleybol ve basketbol da oynuyordum. Takım sporları çok ilgimi çekse de taekwondo sporu ile bütünleştiğimi, enerjimi daha çok kullanabildiğimi hissettim. Bu dalda Dünya şampiyonu olmak istedim ve başardım.

Milli tekvandoculuğa giden yolda nasıl bir serüven yaşadın, kısaca bahsedebilir misin?

2011 yılında Yıldızlar Türkiye Şampiyonası’na katılıp şampiyon oldum. Bu şampiyonluğumun ardından Avrupa Şampiyonası’na katılmaya hak kazandım. Yaş kategorilerine göre aktif olarak sürekli milli takım kamplarında yer aldım. Taekwondo serüvenime hala devam etmekteyim.

İlk madalyanı kaç yaşında, nerede kazandın?

Bu soru beni gerçekten çok etkiledi, 10 yıl önceki heyecanıma geri döndüm. Minik bir taekwondocu olarak 2010 yılında spor kariyerimin ilk müsabakasına çıktım. Antalya’da gerçekleşen yarışmada ilk altın madalyamı kazandım.

O günden bugüne kadar pek çok başarın oldu. Üstelik şu an bir dünya şampiyonusun. Bu nasıl bir duygu?

Bu soruyu tam anlamı ile ifade etmek benim için zor. Tarif edilemez bir duygu. Ülkeme, teknik direktörüme ve aileme bu gururu yaşattığım için mutluyum. Dünya şampiyonu olduğum gün istiklal marşımızı söyletip türk bayrağımızın diğer ülke bayraklarının üzerine çıktığını gördüğüm an benim için hayat durmuştu. Emeklerimin karşılığını henüz 19 yaşında iken almıştım. Bu duyguları tekrar yaşamak ve yaşatabilmek için daha çok çalışıyorum.

Dünya şampiyonu olmak hayatında neleri değiştirdi?

Dünya şampiyonu olduğum an itibari ile hayatıma yeni bir sayfa ile başladım çünkü artık bir şampiyondum. Bu şampiyonluğun arkasından gelen birçok sorumluluk da oldu. Etrafımda beni ve başarılarımı örnek alan birçok sporcu kardeşlerim oldu. Ben bu sorumluluklarımın bilincinde olarak hayatıma yön verdim.

Peki bundan sonraki kariyer hedefinde neler var?

Profesyonel bir sporcunun kariyerindeki hayaller, sınırlı kalmıyor. Dünya şampiyonluğuna ulaştığım gün tekrar başaracağım diyerek kürsüden indim. Hedefimde dünya şampiyonluğunu ikinci defa tekrarlamak ve olimpiyat şampiyonu olmak var.

Karantina sürecinde antrenmanlarını nasıl planladın? Bu süreç seni nasıl etkiledi?

Tüm sporcular gibi benim için de bu süreç çok zorlu geçti. Evde kaldığım bu karantina dönemi formumu korumak için dar alanda kendimi canlı tutmaya çalıştım. İp atlama, kendi vücut ağırlığımla egzersizler, hit kardio ve kendi branşıma yönelik teknik antrenmanlar yaptım. Karantina dönemi benim için 1 aylık bir süreçti. Gençlik ve spor bakanlığımız tarafından olimpik sporculara verilen sokağa çıkma izni ile birlikte spor salonu kullanımı temin edilerek kaldığımız yerden yoğun antrenman programlarına devam ettik.

Kendine rol model aldığın bir tekvandocu var mı?

Sadece benim rol model aldığım bir sporcu değil, tüm dünyanın hayranlık duyduğu; hem karakteri hem başarısı ile tüm sporculara örnek olan olimpiyat şampiyonumuz Servet Tazegül’dür.

Yüzücü Hilal Zeynep Saraç ile yaptığımız bir önceki röportajımızı buradan okuyabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı giriniz

BİZİ INSTAGRAM'DA TAKİP EDİN!